Dinlerini parçalayarak ayrışan topluluklar, özünde yalnızca bir doğru yola sahip olan hak dinin esaslarını unutmuşlardır. Bu ayet, inançta birlik sağlanmadığı takdirde, her türlü ayrılığın ve parçalanmanın kaçınılmaz olduğunu vurgulamaktadır.

Sevgi Arslan

İçindekiler Göster

Enam 159 ne anlama geliyor?

Dinlerin ayrıştığı ve sekteye uğradığı bir dönemde, Enam Suresi'nin 159. ayeti, inanç birliğinin önemine dikkat çekmektedir. Bu ayet, farklı gruplara ayrılanların durumunu ele alarak, gerçek dinin ve tevhidin nasıl yaşanması gerektiği konusunda bir uyarıda bulunmaktadır. Bu bağlamda, her dinin özündeki birlik ve beraberliğin nasıl zedelendiği üzerinde durulmaktadır.

En'âm Suresi 159. ayet Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri şu şekildedir:

"Muhakkak ki dinlerini parçalayıp ayıranlar, dinin bazı hükümlerini tanıyıp, bazısını tanımayarak parçalayan veya dinlerini gerçek tevhidde toplamayıp, çeşitli emeller, mabudlar, metbûlar (kendisine uyulan) ve türlü türlü yollarla çatallandıran veya din, insanın iç dünyasına ve ruhuna aittir, dışına ve cismine karışmaz din insanın filan işine hakim ise de filan işine karışmaz; din başka, millet başkadır, demek gibi bir tavırla dinlerini birçok işlerinden ayıranlar. 

Hamze ve Kisâî kırâetlerinde okunduğuna göre, bu şekillerden biriyle hak dinlerinden ayrılmaya kalkışanlar; gücünü birlik için değil, ayrılık için harcayanlar ve grup grup olanlar, yani her biri ayrı bir başkana ve başka bir duygu ve isteğe taraftarlık ederek grup grup olup ayrılığa düşenler ki, müşrikler baştan başa böyle oldukları gibi yahudi ve hıristiyanlar da böyle olmuşlar ve ne yazık ki, müslümanlar da her düşüş dönemlerinde bu durumlara düşmüşlerdir. 

Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) buyurmuştu ki: 'Yahudiler yetmiş bir gruba ayrıldı, birinden başka hepsi cehennemdedir. Hıristiyanlar yetmiş iki gruba ayrıldı, birinden başka hepsi cehennemdedir. Ümmetim de yetmiş üç gruba ayrılacaktır, birinden başka hepsi cehennemdedir'. 

Bundan da anlaşılır ki yahudilerden bir, hıristiyanlardan bir, müslümanlardan bir olmak üzere üç kurtulmuş grup (fırka-ı nâciye) yoktur. Her zaman için bir kurtulmuş grup vardır ki, o da peygamberin ve ashabının yürüdükleri hak yol ve sıratı müstakim (dosdoğru yol) olan tevhid yolunda yürüyenlerdir. 

Diğerlerine gelince: Sen onlardan hiçbir şeyde ilgili değilsin. Dinlerini ayıranlar ve grup grup olanların ayrılıklarından, durumlarından ve felaketlerinden ne sorumlusun, ne de haklarında Allah'tan bir şey sorup istemeğe yetkilisin; ne onların sana tutunmağa ve gittikleri yolu sana isnad etmeğe hakları vardır, ne de senin onlara şefaat etmeye yetkin. 

Onlara yapılacak iş, uygulanacak emir, yalnız Allah'a aittir. Ne yapacağını ancak O bilir. Sonra zamanı gelince O, onlara ne yaptıklarını haber verecektir." 

En'âm Suresi 159. ayet ve diğer ayetlerin mealleri ile

Diğer Trend Yazıları

En üst düzeyden sigorta primi ne anlama geliyor?

En üst düzey sigorta primi, sigortalının poliçesindeki en yüksek tutarın ödenmesi anlamına gelir. Bu durum, sigorta kapsamının genişlemesini ve olası tazminatların artmasını sağlar. Her yıl güncellenen bu üst sınır, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenir ve...

En çok balık tutan kazanır ifadesi ne anlama geliyor?

Balık tutma yarışmaları, doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenlerin bir araya geldiği eğlenceli etkinliklerdir. "En çok balık tutan kazanır" ifadesi, bu yarışmaların temel kuralını özetlerken, aynı zamanda rekabetin ve başarı arzusunun simgesidir. Katılımcılar, hem becerilerini...